Kıraat ilmi, İslam dünyasında asırlar boyunca hem sözlü aktarım hem de yazılı kültür aracılığıyla korunmuş çok güçlü bir gelenektir. Bu gelenek içinde bazı eserler, kendisinden çok sonraki yüzyıllarda da belirleyici olmuş; her nesil onları yeniden okuyarak ve çağının imkânlarıyla düzenleyerek daha geniş kitlelere ulaştırmıştır.
 |
| Bin yıl önce yazılan kitabın 2026 çevirisi |
İşte, ed-Dânî’nin yedi kıraat geleneğine dair et-Teysîr kitabının modern bir çeviriyle yayınlanması, yaklaşık bin yıllık bir ilim yolculuğunun çağdaş bir durağıdır. Bu yolculukta dört isim, bir metnin farklı çağlarda nasıl yeniden hayat bulduğunu gösteren önemli kilometre taşlarıdır.
ibn Mücâhid: Çerçeveyi Belirleyen İlk Adım
10. yüzyılda Bağdat’ta yaşayan
ibn Mücâhid (859-936) “yedi kıraat” kavramının ilim tarihinde belirginleşmesinde merkezi bir rol oynamıştır. Onun
Kitâbus-Sebʿa adlı eseri, farklı okuyuşları dağınık rivayetler olarak değil, belirli imamlar etrafında toplanmış sahih bir gelenek olarak ele almış; böylece kıraat ilminin öğretilebilir bir çerçeve kazanmasına katkı sağlamıştır. Bu adım, sonraki yüzyıllarda yapılacak çalışmalar için bir başlangıç noktası olmuştur.
ed-Dânî: Geleneği Öğrenciye Açan Usta
11. yüzyılda Endülüs’te yetişen büyük kıraat âlimi
Ebû Amr ed-Dânî (981-1053) bu mirası yalnızca nakletmekle kalmamış, onu daha sistemli ve pedagojik bir biçimde sunmuştur. Öğrencilere yönelik kaleme aldığı metinler, kıraat farklılıklarının usûl ve uygulama boyutlarını anlaşılır hale getirirken, aynı zamanda erken mushaf geleneğiyle kıraat ilmi arasındaki bağı da güçlendirmiştir. Bugün yayınlanan kitap, bu öğretici yaklaşımın en güzel örneklerinden biridir. Zaten eserin özgün adı olan
et-Teysîr "kolaylaştırma" ed-Dânî’nin amacını açıkça yansıtır: yedi kıraat geleneğini öğrenciler için daha anlaşılır ve takip edilebilir bir çerçevede sunmak. Bin yıl içinde bu kitap o kadar etkili olmuş ki, bugün onlarca elyazması kopyasına oturduğumuz yerden erişebiliyoruz.
Otto Pretzl: Baskı Dünyasına Geçiş
20. yüzyılın başlarında
Otto Pretzl (1893-1941) kıraat literatürünün elyazması mirasını, o zamanın baskı dünyasına taşıyan isimlerden biri olmuştur. 1930’da İstanbul'da yayınlanan neşir çalışması, klasik metinlerin akademik yöntemlerle basılarak araştırmacıların erişimine açılmasında önemli bir adım sayılabilir. Bununla birlikte, bu tür erken dönem şarkiyatçı çalışmaların kendi tarihsel bağlamı ve sınırlılıkları da göz önünde bulundurulmalıdır. Pretzl sürümü, metnin modern araştırmalarda daha görünür hale gelmesine katkı sağlamıştır.
Marijn van Putten: Modern Okuyucu için
Nihayet, 21. yüzılda, kıraat ve erken mushaf çalışmaları alanında öne çıkan isimlerden biri olan
Marijn van Putten (1988- ) ed-Dânî’nin
et-Teysir kitabını İngilizceye kazandırarak bu klasik mirası çağdaş okuyucuya açmıştır. Açık erişim olarak yayınlanan bu tercüme, hem akademik çevreler hem de kıraat geleneğine ilgi duyan daha geniş bir kitle için değerli bir kaynak sunmaktadır.
Kitabın aslından ve çevirisinden birer satıra bakarak içinde ne olduğunu anlayalım:
(Resimlerin üstüne tıklayınca netleşir)
Bu dört isim, konumuz olan metnin bin yıllık yolculuğunda farklı durakları temsil eder: İbn Mücâhid’in çizdiği çerçeve, ed-Dânî’nin basitleştirmesi, Pretzl’in matbaa sürümü, van Putten’in günümüz okuyucusuna açtığı yeni kapı. Böylece klasik bir eser, çağlar boyunca yaşamaya devam ediyor. İlk iki müellifin eserleri fiziksel (kağıt, vb) olarak çağımıza ulaşmadı. Lakin, ne yazdıklarını çok iyi biliyoruz: elyazmalarının ve basılmış sayfaların fotoğraflarına web sitelerinden kolayca erişebiliriz. Bugünden itibaren, İngilizce çevirisi de ekranlarımıza ulaşıyor, linki aşağıda...
Bir Yazarın Mutluluğu
 |
| Araştırmacı ve yazar van Putten'in duyurusu 4/2/2026 |
Bugün o gün! ed-Dânî’nin yedi kıraat geleneğine dair eserine yaptığım çeviri yayınlandı.
Kitap Açık Erişim, yani herkes ücretsiz olarak buradan okuyabilir:
Umarım ilgi çekici ve faydalı olur — ve çeviri hataları fazla utandırıcı değildir!
Kutlamak için bir “Bu Kitap Hakkında Bana Her Şeyi Sorabilirsiniz” etkinliği yapalım! Kıraat detayları, çeviri süreci, motivasyonlar vb. konularda her türlü soruyu memnuniyetle cevaplarım.
Iqra Yazılımıyla İlgisi
Kıraat farklarını ilk duyduğumda nasıl hayrete düştüğümü 2024 ortasında yazmıştım:
Madem kıraat konusu bu kadar ilgi çekiyor, işin aslını öğrenip Iqra yazılımına eklemeliydim. Bütün farkların listesini çıkarmalıydım. Bu arada, kitabın aslını buldum, ama harekesiz Arapça okuyamadığım için nasıl kullanacağımı bilemedim. Akademik bir gruba kaydolup sordum:
 |
| AcademicQuran grubunda ilk soru 11/9/2024 |
Daha önce adını duyduğum van Putten'den cevap geldi: "İngilizce tercümesini yapıyorum, işinize yarar mı?" İki gün sonra, van Putten söz konusu kitabın bir taslağını gönderdi, ondan faydalanarak "önemli" farkları
Iqra içinde işaretledim ve farkların listesini (gönüllüler yardımıyla) hazırladık:
Aşağıda linkte gösterilen tablo, van Putten'in bu kıymetli çalışmasından süzülmüştür, teşekkür ederiz.
Pretzl Baskısındaki Hatalar
Ne kadar dikkat edilse de, beşerin yaptığı her iş hatalı kalır.
 |
| van Putten 24 hata bulmuş ve yazmalarda teyid etmiş |
Bu tabloyu yazının sonuna eklememin sebebi, metin çalışmalarının ne kadar titiz bir emekle yürütüldüğünü somut olarak gösterebilmektir. Tespit edilen hataların çoğunluğu son derece küçük ayrıntılardan ibarettir: ayet numarasındaki bir kayma, bir harfin yanlış yazılması, bir noktalama farkı… En ciddi görünen hata ise iki ayrı satırın tümüyle gözden kaçmasıdır. Bütün bunlar, Pretzl’in elindeki yazmaları büyük bir sadakatle basılı metne aktardığını açıkça ortaya koyar. Eğer metinde gerçekten önemli, anlamı değiştiren hatalar bulunsaydı, bu çalışma bir asır boyunca ilmî değerini koruyamazdı. Aynı şekilde, ed-Dânî’nin aktardığı rivayetlerde esaslı bir kusur olsaydı, bu eser bin yıl gibi bir zaman diliminde ders halkalarında okunmaya ve güvenle nakledilmeye devam etmezdi. Görünen odur ki, hem müellif hem de modern editörler, kıraat mirasını büyük bir dikkat ve sorumluluk bilinciyle taşımışlardır.