Yeryüzünde henüz iki insan vardı. İlk yalnızlık, ilk pişmanlık... Simsiyah gece, yakıcı sıcak, açlık, susuzluk, korku, hüzün... Cennette olmayan bu duyguları Dünyada tadacaklardı.
![]() |
| et-Tevvâb -- tevbeyi kabul eden |
Atamız Hz. Âdem, belki bir Arefe gününde Rahmet tepesinde, Rabbinden bazı kelimeler öğrendi. O kelimelerle ilk tevbe (Araf 7:23) semaya yükseldi ve hemen karşılığını buldu:
Bakara 2:37 innehû huvet-tevvâbur-rahîm
O, tevbeyi kabul buyuran ve rahmeti sınırsız olandır
İnsanlık tarihi, hatanın peşinden gelen bir tevbe ile başladı. Âdemoğluna tahsis edilen dünya, günahın bedeli değil, belki tevbenin ödülüdür. Yeryüzünün ilk cümlesi Allah’a isyan değil, Rabbine dönüş oldu.
![]() |
| el-Gaffâr -- bütün hataları silen |
Aradan uzun yıllar geçti. Toplumlar kuruldu, sapmalar başladı, bazı kalpler katılaştı. Hz. Nuh kavmine sesleniyordu:
Nuh 71:10 istaġfirû rabbekum innehû kâne ġaffârâ
"Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyin, O çok bağışlayıcıdır"
İlk insana öğretilen hakikat değişmemişti: Dönüş kapısı açık. Nuh’un çağrısı aslında Âdem’in tevbesinin devamıydı. İnsanlar, küçük veya büyük her hatalarında aynı kelimeye çağrılıyordu: istiğfar.
![]() |
| innehû kâne tevvâbâ |
Bilmem kaç bin sene sonra, yine bir Arefe günü, yine Rahmet tepesi. Bu kez Nebilerin mührü (Salât ve selâm ona) oradaydı. Hicretten sonra üçüncü kere Mekke'ye geliyordu, bu sefer ilk defa hacc niyetiyle. İnsanlar akın akın Allah’ın dinine giriyordu. Artık vahiy süreci ve elçinin ömrü tamamlanmak üzereydi. Her yönden gelen müslümanlar Arafat'ta toplanırken şu ayet indirildi:
Nasr 110:3 fesebbih bihamdi rabbike vestaġfirhu innehû kâne tevvâbâ
O’nu hamd ile tesbih et ve bağışlanmayı dile, O tevbeyi çok kabul edendir
Aynı hacc seyahatinde vahiy sürecine son mühür vuruldu:
Maide 5:3 el-yevme ekmeltu lekum dînekum...
Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim...
Vahiy tamamlandı, Kitap mühürlendi, Elçinin görevi bitti.
- Tebliğ ettim mi?
- Ettin, ey Allah'ın Elçisi, biz de şahit olduk.
Demek ki her insanın yolu, atamız Âdem’in yoludur:
Hata – tevbe – istigfar
Rahmet tepesi bütün hacıların uğradığı yerdir.
İlk insan orada tevbe etti.
Son nebi orada veda etti.
Din orada kemale erdi.
Bu sahnelerde tekrar eden isimler şunlardı:
er-Rahîm, et-Tevvâb, el-Gaffâr.
Başlangıcı tevbe olan bir yolun, sonu da istiğfarla mühürlenmiş. Ve biz, o iki sahne arasındaki rolümüze/sınavımıza devam ediyoruz.


